Dava Türleri Nelerdir?

dava türleri nelerdir
Oy verebilirsiniz

Hukuk sistemi Kamu Hukuku ve Özel Hukuk olarak ikiye ayrılıyor ve her ikisinin de kendi içinde farklı deva türleri bulunuyor. Hangi alanda olursa hukuki konularda doğru adımları atmak, davadan beklenen sonucu almak için alanında uzman bir avukatın yönlendirmeleriyle ilerlemek gerekiyor. Çetinkaya Hukuk uzman avukat kadrosuyla tüm dava türleri için en iyi hizmeti veriyor.

Dava türlerinden bahsederken öncelikle hukuku kamu hukuku ve özel hukuk olmak üzere ayırmak gerekiyor. Bunların altında dava türleri de ayrılıyor. İşte o dava türleri!

Eda Davası

Eda davası açarak, davacı olunan kişiden mahkeme kanalıyla bir şeyi vermesi veya yapması talep edilebilir. Buna örnek olarak alacak davalarını verebiliriz. Bu dava türleri iki kısımdan oluşuyor. Birincisi talep edilen şeyin tespit edilmesi, ikincisi ise tespitin ardından hakimin davayı karar bağlaması. Eda davasının kabul edilmesi demek, alacağın da kesinleşmesi demek… Dava reddedilirse alacak da kalkıyor.

Tespit Davası

Tespit davası bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığını ya da yokluğunu tespit ediyor. Bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesine yönelik talep de yine tespit davasıyla yoluyla yapılabiliyor. Tespit davasının iki önemli şartı var. Bunlar tespitin konusunun hak veya hukuki ilişkiye dayalı olması, diğeri ise hukuki yarar. Hukuki yarardan kasıt ise şu: Davayı açabilmek için bir menfaatin olması gerekiyor. Hukuki konular biraz karmaşık konular, her şeyin maddeleri ve kendi içinde farklı şartları var. Hukuki yararın da bazı şartları var. Bu şartlar ise söyle:

  • Bir hakkı ya da hukuki ilişkisi güncel bir tehlikeyle tehdit edilmiş olmalı.
  • Tehdit sebebiyle davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu da ona zarar verebilecek boyutta olmalı.
  • Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeye tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalı.

Tespit davasının kendi içinde müspet tespit davası ve menfi tespit davası olmak üzere çeşitleri bulunuyor. Müspet tespit davası, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının tespit edilmesi için açılan davaları ifade ederken; menfi tespit davası, davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hak veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan dava anlamına geliyor.

 

Belirsiz Alacak Davası

Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde açılan davalar belirsiz alacak davalarıdır.

İnşai Davalar

İnşai dava yoluyla, mahkemeden, yeni bir hukuki durum yaratılması, mevcut hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması talep ediliyor. Bu tür davalara yenilik doğuran davalar adı da veriliyor. Boşanma davaları bu tür davalara giriyor.

Talep sonucunun niteliğine göre de bazı dava çeşitleri var. Tedritli davalar, seçimlik davalar, mütelahik davalar bu tür davalar arasında yer alıyor. Pek, bu davalar neyi ifade ediyor? Terditli davalar, kademeli davalardır ve iki talep bulunur. İlki asli taleptir, ikincisi ise fer’i davadır. Seçimlik davalarda da yine iki edim vardır. Borçlu hangisini isterse onu ida eder. Bu da borçlunun seçim hakkı olduğu anlamına geliyor. Mütelahik davalarda ise tek bir talep bulunuyor. Ancak talebin dayanağı birden fazla olabiliyor. Kısmi davalarda, talep konusunun niteliği bakımından bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebiliyor. Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirliyle ise kısmi dava açılamıyor. Derneklerin ve diğer tüzel kişilerin, üyelerini veya temsil ettikleri kitleyi çıkarları yönünde korumak adına dava açabiliyor.

 

Maddelerle Dava Türleri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 105 ile 113. maddeler arasında dava çeşitlerini şöyle düzenliyor:

Madde 105: 1-Eda davası yoluyla mahkemeden, davalının, bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir.

Madde 106: 1-Tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. 2-Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. 3-Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusunu oluşturamaz.

Madde 107: 1-Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. 2-Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. 3-Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.

Madde 108: 1-İnşai dava yoluyla, mahkemeden, yeni bir hukuki durum yaratılması veya mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi yahut onun ortadan kaldırılması talep edilir. 2-Bir inşai hakkın, dava yoluyla kullanılmasının zorunlu olduğu hallerde, inşai dava açılır. 3-Kanunlarda aksi belirtilmedikçe, inşai hükümler, geçmişe etkili değildir.

Madde 109: 1-Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. 2-Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez.

Madde 111: 1-Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukuki veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.

Madde 112: 1-Seçimlik borçlarda, seçim hakkı kendisine ait olan borçlu veya üçüncü kişinin bu hakkı kullanmaktan kaçınması hâlinde, alacaklı seçimlik dava açabilir. 2-Seçimlik davada mahkeme, talebin hukuka uygun olduğu sonucuna varırsa, seçimlik mahkûmiyet hükmü verir. 3-Seçimlik mahkûmiyet hükmünü cebrî icraya koyan alacaklı, takibinin konusunu, mahkûmiyet hükmünde yer alan edimlerden birine hasretmek zorundadır. Ancak, bu durum, borçlunun, diğer edimi ifa etmek suretiyle borcundan kurtulma hakkını ortadan kaldırmaz.

Madde 113: 1-Dernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde, üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilir.

Bir önceki yazımız olan Nafaka Düzenlemesi Nedir? Neleri Kapsar? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DMCA.com Protection Status