Hakaret Davası Tazminat Miktarı Ne Kadar?

şufa davası
Oy verebilirsiniz

Hakaret davası tazminatı, Borçlar Kanununun 49 ve sonraki maddelerinde yer alan haksız fiil hükümlerinde belirtildiği üzere, hakaret edilmek suretiyle kişilik hakları zedelenen kişiler, eylemi gerçekleştiren kişi veya kişilerden tazminat talep etme hakkına sahiptir. Hakaret gören kişi bu eylem sonucunda herhangi bir maddi zarara uğramış, mal varlığı eksilmiş veya kazanç kaybına uğramış ise, karşı taraftan maddi tazminat talebinde bulunabilmektedir. Borçlar kanununun 58. Maddesi dayanak gösterilerek açılacak davalarda, Kişilik zararlarının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir hükmüne istinaden tazminata hak kazanılabilmektedir.

Hakaret davalarında maddi bir zarara uğranmasa dahi, hakarete maruz kalan kişi, kişilik haklarına yapılan saldırı sonucu yaşadığı sarsıntı, üzüntü ve toplum önünde küçük düşürülme gibi sebeplerden dolayı tazminat talebinde bulunabilmektedir. Hakaret sırasında ortaya çıkacak durum, hakarete uğrayan kişi nezdinde maddi bir zarar doğurmamasına rağmen manevi anlamda doğacak zarar her zaman sabittir. Bu sebeple hakaret ve sövme eylemlerine maruz kalan kişiler genellikle manevi tazminat talebinde bulunmaktadır.

 

Hakaret Davaları Ne Kadar Süre İçerisinde Açılabilir?

Hakaret davası tazminatı için dava açma süresi fiilin öğrenildiği andan başlamak kaydıyla 2 yıl içerisinde yapılmalıdır. Meydana gelen hakaret fiiliyle ilgili süregelen bir ceza soruşturmasının mevcut olması halinde, tazminat davası açma süresi soruşturmanın sonlandığı tarih veya ceza mahkemesinin kararının kesinleştiği tarihten sonra başlayacaktır. Ceza davaları ile ilgili hüküm böyle iken, Hukuk mahkemelerinde dava açmak için soruşturmanın sonlanmasını bekleme mecburiyeti yoktur. Tazminat davalarına konu edilen çoğu zaman gerçek kişiler olmasına rağmen, Yargıtay tarafından verilen bazı kararlarda, tüzel kişiliklerin de hakarete uğraması sonucu itibar zedelenmesi sebebiyle açılan davalarda manevi tazminata hak kazandığı görülmektedir.

Hakaret Fiili Sonucunda Ödenecek Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

Hakaret davası tazminatı alabilmek için açılacak manevi tazminat davalarında, oluşan haksız fiil sebebiyle, hakarete maruz kalan kişinin mal varlığındaki azalma veya kazanç kaybının belgelerle kanıtlanabilen zararları tazminat hesaplamasına esas alınmaktadır. Hem maddi hem manevi tazminatların belirlenmesinde temel teşkil eden yardımcı düzenlemelerde,

  • Hakaret sebebiyle meydana gelen zararın miktarının tam olarak tespit edilemediği durumlarda, dava hâkimi ‘’olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyetli bir şekilde belirler’’ şeklinde düzenlenen Borçlar Kanunu 52 maddesi 50/ 2 den esinlenerek tazminat miktarına karar verir.
  • Borçlar kanununun 51. Maddesinde yer alan ‘’ Hâkim tazminatın kapsamı ve ödeme biçimini, durumun gereğini ve özellikler kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler’’ şeklindeki hükümler, manevi tazminat miktarlarının belirlenmesinde ana unsurlar olarak yer almaktadır.

 

Hakaret Sebebiyle Zarar Görenin Şikâyet Hakkı

Hakaret davası tazminatı ile ilgili olarak açılacak davanın ilk basamağını şikâyet oluşturmaktadır. Meydana gelen hakaret suçlarında güzel kişilik kavramım değil, gerçek bir kişilikte var olabilecek şeref ve onurun zedelenmesi söz konusu edilmektedir. Bu durumda oluşan suçun mağdurunun gerçek bir kişi olması gerekmektedir. Ancak istisnai bir durum olarak, oluşan hakaret eylemi direk tüzel kişilik hedef alınarak yapılmışsa,  tüzel kişiliğin sahibinin meydana gelen haksız fiilden zarar gördüğü kabul edilerek manevi tazminat davası açma hakkına sahip olabilecektir. Hakaret fiili şikâyete bağlı bir suç olarak tasnif edilmiş olup, oluşan haksız fiilden zarar görenin savcılığa müracaat ederek soruşturma başlatılmasını talep etmesini zorunlu kılmaktadır. Şikâyet edilmemesi durumunda savcılık herhangi bir kamu davası açmak için harekete geçmez.

Soruşturma açılmasını şikâyete bağlayan kanun, istisnai olarak hakaret suçunun kamu görevlisine işlenmesi durumunda şikâyete bağlı olmaksızın kamu davası açmak için gerekli soruşturmayı yaparak ceza yargılamasının yolunu açabilmektedir. Suçtan zarar gören kişinin şikâyet süresi ise, suçu meydana getiren eylemin öğrenilmesinden itibaren başlamak üzere 6 aydır. Hakaret suçunun süreklilik arz etmesi durumunda ise, en son hakaret eyleminin öğrenilmesinden sonra tekrar başlatılarak soruşturmanın yapılması öngörülmüştür.

Haksız fiil ve suç birbirinden ayrı kavramlardır. Bir fiilin cezalandırılması için yapılan filin suç kapsamında olması gereklidir. Her hakız fiil suç kapsamında değerlendirilmez. Haksız fiil özel hukuk alanında değerlendirilir ve başkasına zarar verip vermediği göz önüne alınır. Bir eylemin haksız fiil tanımına girip girmediği, davayı yürüten hâkimin takdir yetkisine bırakılmış bir husustur. Suç oluşması için ise, unsurlarının ceza kanunlarında belirlenmiş ve tanımlanmış olması gereklidir.

Ceza kanunlarında yorum yoluyla suç oluşturulamayacağından dolayı, kanunda tüm unsurları belirlenmeyen bir fiil için ceza verilmesi olanaklı değildir. Hakaret davaları ve tazminat talepleri birçok unsurun bir araya gelmesiyle oluşturulan hassas bir süreci içermektedir. Bu sebeple Borçlar kanunu konusunda uzman görüşlere sahip deneyimli bir Avukattan destek alınması tavsiye edilmektedir. Böylece, dava sürecinin kanuni prosedürlere uygun olarak yürütülmesi ve dava sonucunda elde edilecek tazminat miktarlarının, hakaret gören kişiyi maddi ve manevi yönden memnun edecek seviyelerde olması sağlanacaktır.

 

Bir önceki yazımız olan Şufa (Önalım) Hakkı Davası başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

DMCA.com Protection Status