Vesayet Davası Nedir? Nasıl Açılır

vesayet davası nedir

Günümüzde adliyelerde en çok görülen davalardan birisi vesayet davalarıdır. Reşit olmayan kişilerin ya da yasal hakları kısıtlanmış olan kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması için hukuk adına temsili sağlanan kamu görevine vesayet denir. Her ne kadar farklı şeyler olsa da velayet ve vesayet kavramları temsil adına birbirlerine benzerler. Vesayet davası nedir ve uygulama alanları nasıl olmalı konusunda şu ayrıntılar göze çarpmaktadır.

               Vasilik Hangi Durumlarda Uygulanır?

Bir kişinin küçük olması, alkol veya uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklarının bulunması, bakmakla yükümlü olduğu kişiler varken savurgan hallerde bulunursa, akıl zayıflığı bulunursa, kişi hapis cezası almışsa veya kendi isteği ile vasi tayini için başvurularda bulunabilir. Vasi tayininde bulunan kişiler bunamış olarak kabul edilir ve kendi kararlarını veremeyecek gözüyle bakılır. Bu tarz hasta kişilere yakınları tarafından gerekli başvurular yapılması dâhilinde vasilik tayini yapılabilmektedir. Vasilik işlemleri için başvurular mahkemeye yapılır.

Vasi tayinleri için Sulh Hukuk Mahkemesine Vasi tayini dilekçesi ile dava açmak zorunludur. Vasi atamasında kesin sonuç için ve davanın reddedilme olasılığı yüzünden uzman bir avukat ile çalışılması gayet makul bir öneri olacaktır.

               Vasi Seçimleri Nasıl Olur?

Vasi olarak atanacak kişiler yetişkin insanlar olmalıdır. Dava ile ilgilenen hâkim, vasi olarak atanacak kişinin vesayetini alacağı kişiye yeterli vakti ayırıp ayıramamasına dikkat etmektedir. Hakim, vasi olarak atanacak olan kişinin üzerinde başka vesayet hakları olup olmadığına dikkat eder. Vasi olarak atanacak olan kişinin herhangi bir özrü ve engelinin olmaması gerekmektedir. Vasilik için belirli şartların sağlanması halinde öncelik olarak akrabalar ve yakınlar seçilmek için değerlendirilir. Çünkü bu kişiler vesayeti alınacak kişinin durumu ile daha fazla alakadar olabilecek insanlar olarak görülmektedir. Menfaat ihlalleri ve uyuşmazlık gibi durumlarda konu ile alakalı olarak vasi için mahkeme, barodan vasilik görevini layığı ile yapabilecek avukatlarla temasa geçer.

Vasilik konusunda vesayeti alınacak kişi ile ilgilenilme durumu en büyük ayrıntı olarak dikkat çekmektedir. Vasilik için belli bir zamandan sonra vicdan ve fedakârlık gibi kutsal görevler gerektiği için vasi seçimleri özenle yapılmalıdır. Vasilik konusunda belli bir zaman geçince vesayeti alınmış olan kişinin vesayetini birine vermesi anne ve baba bile olsa zor gelebilir. Bu nedenle mahkemeler böyle konulara oldukça özen gösterir. Vesayeti alınacak olan kişi ile kimin en çok ilgileneceği ve gerekenleri yapabileceği konusu çok çok önemlidir. Bu tarz konularda mahkeme oldukça objektif olur ve en doğruyu seçmeye çalışır. Vasi olabilme adına bir kardeşin başvurusu olur ise bütün kardeşler arasında ittifak sağlanması önem arz eder.

Vasilik oldukça ağır olan vicdani bir görev olarak kabul edilmektedir. Bu görevin talep edilen avukatlar tarafından yapılıyorsa eğer çok daha zor bir durum olarak kabul görür. Çünkü herhangi bir hatada avukatın başı ciddi bir derde girebilir. Vasiler öncelikle kısıtlı kişinin defterini hazırlar. Bu defterde gelir ve giderler özenle yazılır. Kısıtlı kişinin tüm mal varlıkları (gayrimenkuller, kira gelirleri ve maaş vb.) raporlar halinde deftere yazılır. Daha sonra bu defter ve raporlar mahkemeye sunulur. Eğer ki kişi istem dışı şekilde vasiliğe atanırsa, kararın kendisine tebliğinden 10 gün içinde mahkemeye itiraz edebilir.

Vasi ekonomik durumunun yeterli olmadığı ancak anne ve babasına vasi olarak atanması halinde aylık gider ve ihtiyaçları belirleyen listeler ile mahkemelere başvurabilmektedir. Bu şekildeki durumlarda vasi kişisine belirli bir para kullanma hakkı verilebilir. Bu hak mahkeme tarafından uygun görülmesi halinde verilir. Ancak vasi kişisi bu parayı her ay faturalandırıp mahkemelere sunmak zorundadır. Bu harcamaların ödeme şekilleri ise iki çeşitte olmaktadır. Bunlardan birincisi harcamaları yapan kişi olan vasinin ay sonunda mahkemeye sunması. İkincisi ise her ay mahkeme ile buluşmadan

            Vesayet Dava Nasıl Açılır?

 Günümüzde birçok kişi vesayet davası nedir ve nasıl açılır gibi sorulara cevap aramaktadır. Vesayet davası açabilmek için bazı şartlar aranır. Dava açılması durumunda haklı bir neden bulunmadıkça, vesayet makamı vesayet altına alınacak bireyin ilk olarak eş ve yakın olan akrabalarından vasilik şartlarına uygun olması halinde atanır. Vasilik atamasında vesayet altına alınacak kişi ile oturdukları yerlerin yakınlığı ve kişisel ilişkilerine dikkat edilmektedir. Eğer dava sonucunda vasi ataması gerçekleşirse bu süre 2 yıl ile geçerli olmaktadır. Bu süre dolduktan sonra makam, ikişer yıl ile bu süreyi uzatabilir. Vasinin görevinden ayrılabilmesi için gerekli olan minimum süre ise 4 yıldır.

Vasilik davası Sulh Hukuk Mahkemesine açılır. Vasilik davası görülürken, vesayet altına alınacak kişi ve onu anlatabilecek olan şahitler dinlenir. Nüfus kayıtları talep edilir. Vasi altına alınacak kişinin sağlık durumuna bakılır. Dava sonunda kişinin vesayet altına alınabileceğine kanaat getirilirse kişinin kısıtlanmasına da karar verilmiş olur. Bu kararların kesinleşmesi halinde, kısıtlının yerleşim yeri ile nüfusa kayıtlı olduğu yerde ilan okunur.

Bir önceki yazımız olan Boşanma Davası Nasıl Açılır? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Call Now Button DMCA.com Protection Status