Boşanma Davası Nasıl Açılır?

boşanma davası nasıl açılır

Nasıl ki evlilik doğal bir eylemse boşanma da bir o kadar doğal bir eylemdir. Eğer evli kişiler arasında anlaşmazlık, şiddet, ihanet, saygı ve sevgi eksikliği gibi sorunlar oluşmuş ise artık bu evliliği sonlandırmak her iki taraf için ve varsa çocuklar için en sağlıklı ve doğru karar olacaktır. Böyle bir karar verildiğinde yapılması gereken ilk şey boşanma davası açmaktır. Ancak boşanma davası da kendi içerisinde ikiye ayrılmaktadır;

  • Çekişmeli boşanma davası
  • Anlaşmalı boşanma davası

Anlaşmalı davaların, anlaşmalı olabilmesi için bazı şartları sağlaması gerekmektedir. Bunlardan ilki ve en önemlisi de evliliğin bir tam yılı doldurmuş olması gerekmektedir. Eğer evlilik henüz tam bir yılını doldurmamış ise boşanma anlaşmalı boşanma sayılamaz. Yaşamış oldukları sorundan dolayı boşanma davası açılır ancak bu dava çekişmeli boşanma davası olarak kayıtlara geçer.

 

Boşanma sebepleri neler olabilir?

  • Akıl hastalığı
  • Evlilik birliğini temelden sarsacak sorunlar
  • Eşe kötü muamele
  • Zina
  • Hayata kast etme
  • Terk etme
  • Eşlerden birinin yüz kızartıcı bir suç işlemesi

Boşanma davasında bireyleri bekleyen süreçler

 

                Öncelikle dava açılması için dava dilekçesi düzenlenmesi gerekmektedir. Bu dilekçe hazırlanırken çeşitli kanunların gerektirmiş olduğu şartlara uymak gerekmektedir. Bu dilekçenin içermesi gereken ifadelere yer verilmelidir.  Eğer bu şartlara uyulmazsa yazılmış olan dilekçe reddedilebilir. Dilekçe hazırlandıktan sonra dava açılır, dilekçe tebliğ edilir ve cevap dilekçesi gelir. Daha sonra ilk duruşma ön inceleme duruşması olarak yapılır ve bu süreçte tanıklardan her iki taraf, gerekirse çocuklar da dinlenir. Boşanma sebebine göre var olan deliller toplanır ve bunun akabinde esasa ilişkin bulunan beyanlar sunularak ilk aşama sona erer. İlk aşamadan sonra gerekçeli kararın tebliği süreci yer alır ve süreç içerisinde istinaf ya da temyiz kısımlarına başvurulabilir. Tüm bu süreçler nihayete kavuştuğunda karar kesinleşir ve nüfus müdürlüğüne gerekli kararın işlenmesi ile süreç tamamlanmış olur.

 

Davanın açılacağı yer sizin oturduğunuz yerde olabileceği gibi karşı tarafın oturmuş olduğu yerde de açılabilir ya da birlikte altı ay boyunca oturulan bir yer bulunuyor ise burada da dava açılabilmektedir. Yer konusu böyle kararlaştırılabilir ancak mahkeme olarak aile mahkemesinde, aile mahkemesi bulunmuyor ise asliye hukuk mahkemesine yazılacak üç nüsha dilekçe ile boşanma davası açılabilmektedir. Boşanma davası açarken TC kimlik numarasının bulunmuş olduğu nüfus cüzdanı gerekli olan tek belgedir. Yanlış bilinen aksine tapu kayıtları ya da aile cüzdanı gibi belgelere gerek yoktur.

 

Mahkemeye her iki tarafta katılmak zorunda mıdır?

 

Daha önce de bahsedildiği gibi boşanma davaları ikiye ayrılmaktadır, boşanma davası nasıl açılır? Sorusunun cevabını öğrendikten sonra davalara katılım zorunluluğunu bilmek gerekir. Anlaşmalı boşanma davaları ve çekişmeli boşanma davaları olarak ayrılan bu davalarda eşlerin katılıp katılmama durumu da farklılık göstermektedir. Anlaşmalı boşanma davasını ele alacak olursak, bu tür davalarda her iki eşin de davaya katılıp mahkemeye çıkarak evliliklerinin sona ermesini istediklerini hür iradeleri ile hakime açıklamak zorundadırlar. Yani anlaşmalı boşanma davalarında eşlerden herhangi birisine temsili vekalet hizmet edememektedir. Diğer bir yandan çekişmeli boşanma davalarını ele aldığımızda ise bu tür davalarda her iki tarafın da mahkemeye çıkması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.

 

Tarafların her ikisi için ya da sadece birisi için vekil hizmet edebilmektedir.  Ya da tarafların avukatları davaya katılarak davayı takip edebilirler. Eğer tarafların davaya katılması gerekirken davaya katılmazlar ise, aynı zamanda avukatları ile de davayı takip etmezler ise, bu dava düşer. Bu durumda davaya katılmayan ya da unutma nedeniyle, yetişememe nedeniyle, dava gününü yanlış hatırlama nedeniyle davaya katılamayan kişilerin düşen davayı yenileme imkanı bulunmaktadır.

 

Boşanma davasında avukat tutmak zorunlu mudur?

Dava açım işlemlerini hallettikten sonra davayı takip etmesi için ya da dava açma sürecinde yardımcı olması için avukat tutmak zorunlu mudur sorusu her dava açan insanın aklını kurcalamaktadır. Hukukumuza göre mahkemeler karşısında herkes işini kendisi takip etme hakkına sahip bulunmaktadır. Genel olarak hukukla ilgili kişiler de eğer boşanma davası anlaşmalı boşanma davası ise, evlilik sürecinde çocuk meydana gelmedi ise, her iki taraf da çalışıyor ve ortak mal varlıkları yok ise tarafların avukat tutmalarının gerek olmadığını söylemektedirler. Ancak dava türü çekişmeli boşanma davası ise avukat tutulması önerilmektedir.

 

Özellikle bu tür davalarda kusurlu bulunan tarafa maddi ve manevi açıdan önemli yaptırımlar uygulandığı için avukat tutmuş olması bireye avantaj kazandırabilir.  Kusurlu bulunan tarafın kusur durumuna göre 50.000 TL ve 100.000 TL aralığında manevi tazminatlara hükmedilebilir.  Bazı durumlarda tarafın uygun olmadığı şartlara göre ağır nafakalara karar verildiğini görmekteyiz, bu gibi durumlarda kişinin avukatı var ise bu konu hakkında kendisine yardımcı olabilmektedir. Dava dilekçeleri bir şekilde hazırlanabilir, boşanma davası nasıl açılır? Gibi sorular bir şekilde öğrenilebilir ama bahsettiğimiz sorunlar avukat yardımı olmadan çözülemezler.  Avukatlık ücretleri birçok etkene göre değişiklik göstermektedir. Davanın görüleceği yere, tarafın ekonomik ve sosyal durumlarına göre, tarafların çekişme durumuna ve daha birçok etkene göre değişebilir. Her yıl avukatlık ücreti barolar tarafından ortalama olarak belirlenmektedir. Ancak eğer davayı açacak olan taraf avukat istemesine rağmen durumu uygun değil ise bulunduğu yerden yoksulluk belgesi alıp ilgili yerlere başvurarak ücretsiz avukatlık hizmeti alabilmektedir.

 

Çocuğun velayet durumu nasıl değerlendirilir?

 

                Boşanma davalarında eğer tarafların çocukları bulunuyor ise bu durumdan en çok etkilenen kuşkusuz ki çocuklar olmaktadır. Dava sona erdiğinde ortak bir yaşam alanı kalmadığı için çocuğun ya da çocukların bir tarafta kalması gerekmektedir. Bu duruma mahkemede hakim tarafından karar verilir ve durum çocuğun velayeti olarak adlandırılır. Hakim bu kararı verirken çocuğun üstün yararını göz önünde bulundurmaktadır. Bunun için değerlendirilen birçok etken bulunmaktadır. Çocuğun yaşı ve cinsiyeti, anne babanın çocukla olan ilişkileri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi birçok etken değerlendirilerek çocuğun velayetine karar verilebilir. Birçok insan çekişmeli boşanma davalarında çocukların kusurlu olmayan tarafa verildiğini sanması ne yazık ki tamamen doğru bir bilgi değildir. Kusurlu olan kişi anne olsa dahi diğer etkenler göz önüne alındığında eğer uygunluk gösteriyorsa velayet anneye verilebilir.

 

Boşanma davalarında tazminat nasıl belirlenir?

 

Boşanma davası sürecinde boşanan taraflar arasında tazminat söz konusu olmaktadır. Bu duruma Türk Medeni Kanunu’nda bazı şartlar ve gereklilikler getirilmiştir. Türk Medeni Kanunu’na göre davanın açılmasına neden olan taraf aleyhine, kusurun derecesine ve maddi güce göre maddi ve manevi tazminatların miktarına karar verilmektedir. Eğer evliliğin sona ermesinde iki tarafında bir kusuru bulunmuyor ise yahut, kusurları olmasına rağmen kusur oranı eşit ise taraflar arasında maddi ya da manevi tazminat söz konusu olmamaktadır. Tazminatın yanı sıra bir de nafaka bulunmaktadır. Ülkemizde genellikle boşanma davası sonrasında kadın çocukları almış ve çalışmıyor durumunda ise erkek çocuklara ve duruma göre eşine nafaka ödemek zorundadır. Nafakanın iptali ya da arttırılması gibi durumlar şartların değişmesine bağlı olarak gereklilik gösterebilir ve nafaka iptal olabileceği gibi miktarı da arttırılabilir.

 

Call Now Button DMCA.com Protection Status