İstinaf Mahkemesi Nedir?

istinaf mahkemesi bölge mahkemesi

Arapça kökenli bir kelime olan istinaf, yeniden başlamak, başlangıç yapmak anlamlarına geliyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında görülen bidayet mahkemeleri ile temyiz mahkemeleri arasındaki mahkemeye ve bunlara başvuruyu sağlayan kanun yoluna da istinaf deniyordu. Şimdilerde de yine istinaf mahkemeleriyle bu sisteme dönüş yapılıyor.

İlk derece mahkeme kararlarına karşı gidilen bir kanun yolu olan istinaf mahkemelerine, mahkeme kararının açıklanmasından itibaren 7 gün içinde başvurulması gerekiyor. CMK m.272/1’de 15 yıl ve daha fazla hapis cezalarının talep olmaksızın, doğrudan doğruya istinaf başvurusu olabileceği belirtiliyor. Öte yandan, Cumhuriyet Savcıları da mahkeme kararları kendilerine geldikten sonra 7 gün içinde istinaf yoluna başvurabiliyor. Böylelikle ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesi engellenmiş oluyor.

İstinaf mahkemeleri son birkaç yıldır çok fazla duymaya başladığımız mahkemeler… Çünkü aslında yargıda iş yükünün azaltılması amacıyla 2016 yılından bu yana faaliyet gösteriyorlar. Kamuoyunda istinaf olarak bilinen bu mahkemeler aslında bölge adliye ve bölge idare mahkemeleri…

İstinaf mahkemeleri, “ikinci derece mahkemeler” olarak görev yapıyorlar ve ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabiliyor. Ancak temyiz ile karıştırmamak gerekiyor.

 

İstinaf Mahkemeleri Hangi Dosyalara Bakıyor?

İstinaf mahkemelerinin devreye girmesiyle birlikte yargıda iş yükü de hafifledi. Bu şu demek oluyor, örneğin 5 yıla kadar hapis cezası ve belli bir miktara kadar para cezası şeklinde sonuçlanan hukuk davaları, taraflar başvuruda bulunurlarsa artık bölge adliye mahkemelerinde görülüyor.  Öte yandan, 15 yıl ve daha fazla hapis cezasıyla sonuçlanan hukuk davaları, bölge adliye mahkemesince res’en inceleniyor. Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş mahkeme kararlarına karşı da hükümle birlikte istinafa gidilebiliyor.

 

Hangi Durumlarda İstinafa Başvurulamıyor?

Bölge adliye ve bölge idare mahkemelerinin kurulmasıyla yeniden yargılama yolunun önü açıldı, delillerin de tekrar değerlendirilmesine imkan sağlanmış oldu. Ancak istinaf mahkemelerine başvurulamayan durumlar da var elbette. O durumları şu şekilde sıralayabiliriz:

 

  • Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen 3 bin lira dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümleri
  • Üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlar nedeniyle beraat hükümleri,
  • Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulamıyor.

 

Bu da şu anlama geliyor, istinaf mahkemeleri temyiz mahkemeleriyle eş değerde değiller. İlk derece mahkemelerinin verdiği kararlar doğrudan istinafa geliyor. İstinaf mahkemeleri, “ikinci derece yargılama yapan mahkeme” niteliği taşıyor.

 

İstinaf Mahkemeleri ile Temyiz Mahkemeleri Arasındaki Farklar Nelerdir?

Temyiz incelemesinde Yargıtay, yalnızca kararın hukuka uygun verilip verilmediğini denetliyor. Bu da yalnızca hukuki bir denetimi kapsamak anlamına geliyor. Bir örnekle açıklayacak olursak, bir davada mahkeme davaya uygulayacağı kanun maddesini doğru belirleyememiş ya da maddeyi yanlış uygulamış olabilir. Yargıtay yaptığı denetimle işte bu hatanın tespit edilmesini sağlıyor ve düzeltilmesinin yolunu açıyor. Yargıtay kendisi inceleme yaparak yeni bir karar vermiyor. Ancak istinaf mahkemesinde durum daha farklı… İlgili bölge adliye mahkemesi, hem hukuki açıdan hem de olay açısından kararın doğruluğunu inceliyor.

 

İstinaf Mahkemelerinde Olay Yönünden İnceleme

İstinaf konusunda kafa karıştıran ilk konulardan biri temyizle istinafın birbirine karıştırılması oluyor. İstinafın olay yönünden incelemesinde davaya konu olan olaylar yeniden inceleniyor. Bunun üzerine verilen karara karşı yalnızca hukuki denetim amacıyla temyiz yoluna başvurulabiliyor. İstinaf incelemesi temyizden farklı olarak, kararın hem hukuki hem de maddi yönden incelenmesi sonucunu doğuruyor, aynı zamanda bölge adliye mahkemesi bazı durumlarda yeni bir yargılama yapabiliyor ve davayı yeni bir kararla sonuçlandırabiliyor.

Temyiz incelemesinde ise, yalnızca hukuki denetim söz konusu olurken, eğer karar hukuken doğru bulunmazsa yeni bir yargılama yoluna gidiliyor. Özetle istinaf için kendine özgü ve yeni bir kanun yolu demek daha doğru oluyor. İstinaf sistemiyle daha güvenceli bir yargılama sistemi de sağlanmış oluyor.

 

İstinaf Kanun Yolu Nedir?

İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolunun uygulanması durumunda, ilk derece mahkemesi kararından sonra, bu karar önce istinaf denetimine giriyor. Daha sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulabiliyor. İstinaf incelemesini iş ve nüfus yoğunluğuna göre, belirli bölgelerde kurulan bölge adliye mahkemeleri de yapabiliyor.

 

İstinaf kanun yolu ile birlikte adli yargılama süreci üç aşamalı hale gelmiş oluyor. İlk aşamada ilk derece yargılaması yapılıyor ve karar veriliyor. İkinci aşamada bölge adliye mahkemesinde istinaf incelemesi yapılıyor. Son aşamada ise Yargıtay’da temyiz incelemesi gerçekleştiriliyor.

 

İstinaf Başvurusu Nereye Yapılıyor?

İstinafa ilişkin başvuru, kararı veren mahkemeye yapılıyor ve mahkeme başvuruyu inceledikten sonra kararı kabul edebildiği gibi ret de edebiliyor. İstinaf ret sebepleri ise şunlar:

 

  • İstinaf süresinin geçirilmesi,
  • Verilen kararın istinafa gidilemeyecek bir karar olması
  • İstinaf talep sahibinin böyle bir talep hakkının olmaması

 

Şunu da hemen belirtelim, ret kararına karşı bölge adliye mahkemesine gidilebilir ve bir karar vermesi yönünde talepte bulunulabilir. Aynı zamanda ret kararı hükmün infazını da engellemiyor.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button DMCA.com Protection Status