Matufiyet Şartı Nedir?

Oy verebilirsiniz

Demokratik her toplumda kişilerin kendilerini diledikleri gibi ifade etme hakları bulunmaktadır. Ancak bu ifade özgülüğünün de başkalarının hak ve özgürlüklerini ihlal etmeyeceği kapsamda olmalıdır. Bu bağlamda bazı hukuk kurallarıyla ifade özgürlüğü hem güvence altına alınış hem de hakaret suçunun çerçevesi çizilmiştir. Eğer kişiler kullandıkları ifadelerinde başkalarının yaşamlarını ve şöhretlerini “ifade özgülüğü”ne sığınarak sarsarsa, hukuki açıdan hakaret suçuna sebebiyet verebilmektedirler. Hakaret suçunun cezai yaptırımının olabilmesi içinse “matufiyet şartı” aranmaktadır. Hangi durumlar hakaret suçuna girer, hakaret davası nasıl açılır ve matufiyet şartı nedir soruları ise en çok sorulan ve hakaret davalarının kafa karıştıran soruları arasında yer almaktadır. İşte hakaret suçları matufiyet şartıyla ilgili kafa karıştıran soruların yanıtları!

Demokratik her toplumda, her birey kendini dilediği gibi ifade edebilmektedir. Kişilerin ifade özgürlüğü hukuk kuralları çerçevesiyle güvence altına alınmakta ve bu ifade özgürlüğü aynı zamanda diğer kişilerin hoşuna gitmeyen açıklamaları da kapsamaktadır. Bu bağlamda, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m. 10/f.1 şöyle demektedir: “Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir. Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar.”

Sözleşmede ifade özgürlüğü sadece konuşma, anlatma tarzındaki ifadelerle sınırlı kalmamaktadır. İfadeyi mümkün kılan her türlü vasıtayı kullanmayı ve gündelik hayata, bilime, sanata, sosyal hayata, ekonomiye dair her türlü bilgi ve düşüncenin aktarılmasını da güvence altına almaktadır. Ancak bu noktada başkalarının hak ve özgürlükleri de devreye girmekte ve ifade özgürlüğü hakkını kullanan bir kişinin, başkasının haklarını ihlal etmesi durumunda durum hakaret suçuna dönüşebilmektedir. Bu durum beraberinde hakaret davalarını doğurabilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi m.10/2’de şöyle demektedir: “Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” Bu maddeden de anlaşılacağı gibi, kişiler ifade özgürlüğü kapsamında kendilerini diledikleri araçlarla ve diledikleri biçimde ifade edebilirler, ancak ifade özgürlüğü hakkını kullanırken başkalarının şöhret ve haklarının ortadan kaldıramazlar. Kullanılan ifade özgürlüğü hakkı bireylerin toplum içindeki saygınlıklarını sarsabilecek nitelikte olamaz. Bu nedenle birçok ülkede ceza kanunlarında kişilerin saygınlıklarını sarsan eylemler yasaklanmıştır ve cezai yaptırıma tabi tutulmuştur.

 1413

Hakaret Suçu Nedir?

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ‘’Şerefe Karşı Suçlar’’ başlıklı bölümünde yer alan Hakaret Suçu kanun uyarınca; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişinin hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı hüküm altına alınmaktadır.” Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerektiği de yine aynı madde kapsamındadır. Hakaret suçu iki temel şekilde işlenmektedir: Mağdurun yüzüne karşı ve gıyabında… Mağdurun yüzüne karşı işlenen hakaret suçunda, suçun oluşmuş sayılabilmesi için mağdurun kendisine isnat edilen hakaret, söz ve davranışları o anda algılaması yeterlidir. Mağdurun gıyabında işlenen hakaret suçunda ise hakaret fiilinin suç teşkil etmesi için, fiilin mağdurun gıyabında ve en az 3 kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekmektedir. Maddenin ikinci fıkrasında, hakaretin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir mesajla yapılması halinde ise, birinci fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmedileceği kabul edilmektedir. Buna göre, iletişim araçları yoluyla yapılan hakaret de kişinin huzurunda yapılmış sayılmakta ve buna göre cezalandırılmaktadır. Hakaretin suça dönüşebilmesi için hakarete uğrayan kişinin şikayette bulunması gerekmektedir. Mağdur olanın bu şikayet hakkını 6 ay içinde kullanması gerekmektedir. Aksi halde kişi hakkını kaybeder.

 

Matufiyet Şartı

Matufiyet şartı hakaret suçlarında cezai yaptırım uygulanabilmesi için aranan bir şartıdır. Matufiyet, hakaret suçunda mağdurun belirlenmesi anlamına gelmektedir ve söz konusu hakaret suçunun cezai yaptırıma tabi olabilmesi için mağdurun belirlenmesi gerekmektedir. İşte buna hukukta “matufiyet şartı” denilmektedir.

Hakaretin suç sayılabilmesi için mağdurun gerçek kişi olması şarttır ancak isminin açıkça belirtilmiş olması gerekmemektedir. Kullanılan kelimeler mağdurun kim olduğunu açıkça belli ediyorsa hakaret suçu oluşmuş sayılmaktadır. Hedef alınan kişi veya kişilerin belirlenememesi halinde ise hakaret suçu ortadan kalkmaktadır.

 

Matufiyet nasıl belirlenir?

Hakaret suçunda mağdurun belirlenmesinde yani matufiyet şartının yerine gelebilmesi için öne çıkan bazı noktalar bulunmaktadır. O noktalar ise şunlardır:

*Mağdurun isminin baş harfleri ve herkesçe kullanılan lakabının ya da bilinen özelliklerinin açıkça belirtilmesi halinde mağdur belirlenmiş sayılmaktadır.

*Türk Ceza Kanunu 126. Maddesinde şöyle demektedir: “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.”13

*Bir eylem hakaret niteliğinde olmakla birlikte hiç kimseye yöneltilmemişse/isnat edilmemişse hakaret suçunun oluştuğu söylenemez.

 

Bir önceki yazımız olan İştirak Nafakası Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

DMCA.com Protection Status