Velayet Davası

velayet davası
Oy verebilirsiniz

Boşanma davalarında en çok üzerinde durulan konulardan birisi de çocuğun velayetinin kimde olacağı konusudur. Hâkimler boşanma davalarında velayete ilişkin karar verirken çocuğun menfaatini gözetmektedir. Velayet davasında asıl unsur çocuğun menfaatidir. Buna göre velayet davası nasıl kazanılır diyen kişi açısından, çocuğun hangi ebeveyn tarafından alınacağı, çocuğun velayetinin kime verileceği, velayeti almayan bireyin çocuğu hangi koşullarda ve ne sıklıkla göreceği tamamen çocuğun menfaati Velayetin gereği olarak çocuk, evli olmaları halinde ana ve babanın egemenliği altındadır. Ana ve baba çocuk üzerindeki hâkimiyet yetkisini çocuğa karşı da ileri sürebilmektedirler. Çocuk da ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlü tutulmuştur. Ancak velayeti kullanan anne veya babanın bu egemenlik yetkileri sınırsız değildir. Anne veya babanın çocuğa olgunluğu ölçüsünde hayatını düzenleme olanağı tanımaları gerekmektedir. Önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutmalıdırlar. Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler ÇHS.’nin 5. maddesinde de, taraf devletlerin sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda, çocuğun yeteneklerinin geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme konusunda ana ve babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa, uzak aile ve topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı gösterecekleri belirtilmektedir.

Velayetin Kaldırılması

Anne veya babanın velayet hakkının kaldırılması için Medeni Kanun’da temel olarak 2 neden belirtilmektedir. Şu durumlara göre hâkimin alacağı kararlar tedbirsiz ve yetersiz kalıyor ise velayet hakkı kaldırılabilmektedir;

  • Anne ya da babanın hastalığı, deneyimsizliği, uzak bir yerde bulunması veya benzeri önemli sebeplerden bir tanesi nedeni ile velayet yükümlülüğünün yeteri kadar yerine getirilememesi
  • Anne ya da babanın çocuğa gereken ilgi ve alakayı gösterememesi ya da çocuğa karşı olan sorumluluklarını oldukça fazla bir şekilde ihlal etmesi

Bu şekilde problemler sadece anne ya da baba için değil de hem anne hem de baba için oluşmuş ise hâkim velayet hakkını iki taraftan da alabilme yetkisine sahiptir. Ancak böyle durumlarda çocuğun velayetini üstlenebilecek herhangi bir kişi kalmıyor ise çocuğa vasi ataması gerekir.

Çocuğun Eğitimi ve Yeniden Evlenme Durumunda Velayet

Velayet hakkı bir hak olmasının yanında aynı anda velayeti kullanan tarafa bir takım önemli sorumluluklarda getirmektedir. Bunlardan en önemlisi ise eğitim yükümlülüğü olup anne veya babanın, çocuğu olanaklarına göre eğitmek ve onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlayıp korumakla yükümlü tutulmuşlardır. Anne ve baba çocuğa, özellikle bedensel ve zihinsel özürlü olanlara, yetenek ve eğilimlerine uygun düşecek ölçüde, genel ve mesleki bir eğitim sağlamak zorundadırlar. Genel eğitimden anlaşılması gereken şey; çocuğun erdemli, onurlu, vatanını ve milletini seven dürüst ve namuslu bir insan olarak yetiştirilmesi için gerekli olan telkinlerde bulunmak, çocuğa daima iyi şeyler öğretmek, onun kötü yollara sapmaması ve kötü alışkanlıklar edinmemesi için her türlü çabayı sarf etmek olmalıdır. Genel eğitim içine bundan başka, çocuğun öğreniminin sağlanması da girmektedir. Sağlıklı bir genel eğitimden bahsedebilmek içinde çocuğun bir birey olarak kabul gördüğü düzgün bir aile yaşantısı olmazsa olmaz bir ön şarttır.

Evlilik birliği devam ettiği sürece anne ve baba velayeti birlikte kullanırlar. Ancak, ortak hayata son verilmiş olması veya ayrılık hali gerçekleşmiş olması durumunda hakim, velayet hakkını eşlerden birine verebilir. Velayet hakkı kendisinde olan tarafın yeniden evlenmesi, kural olarak velayet hakkının kaldırılmasını gerektirmemektedir. Fakat bazen yeniden evlenmeler çocuğun durumunu menfi yönde etkileyebilir, onun sağlıklı gelişimini bozabilir. Çocuğun üvey annesi ya da babası çocuğa ayrımcılık yapabilir. Onu tahkir edici davranışlarda bulunabilir, dövebilir, hatta cinsel tacizlerde bulunabilir. Üvey anne ya da baba çocuğun mal varlığını kendi çıkarları için kullanabilir. Bu ihtimalleri göz önünde bulunduran kanun koyucu önlem alma ihtiyacı duymuştur. Buna göre yeniden evlenme halinde çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebileceği gibi, durum ve koşullara göre velayet kaldırılarak çocuğa vasi de atanabilecektir. Burada artık velayetin kaldırılması için diğer şartların bulunmasına gerek yoktur. Çocuğun menfaatinin tehlikeye düşmesi yeterlidir.

Evlenme nedeniyle velayetin kaldırılması konusunda hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. Hâkim çocuğun menfaati bakımından lüzum gördüğü takdirde velayeti önceki eşe verebileceği gibi, velayeti kaldırıp çocuğa bir vasi de tayin edebilecektir. Demek oluyor ki Medeni Kanunun 348. maddesinde sayılmış olan sebeplerden birinin bulunması durumunda velayet mutlaka kaldırıldığı halde, 349. maddede öngörülen durumda velayet ancak gerekli olduğu takdirde kaldırılacaktır. Bundan başka, yeniden evlenme nedeniyle çocuğa zarar vereceğinden endişe edilen tehlikenin, velayet hakkı sahibinin veya üvey anne veya babanın kusuru ile meydana gelmiş olması gerekmemektedir. Çünkü velayetin kaldırılması ve değiştirilmesi ana veya babanın kişiliklerine karşı uygulanan bir yaptırım değil, çocuğun korunmasını sağlayan ve kamu düzeninden kaynaklanan bir önlemdir.

Velayet Davaları İçin Avukat Destekleri

Günümüzde en çok sorulan ve merak edilen problemlerden birisi velayet davası nasıl kazanılır sorusu olmaktadır. Güçlü ve doğru bir savunma yaparak velayet davalarında ikna edici olunabilir ve bu sayede davanın tarafça kazanılması sağlanabilir. Kişiler velayet ve boşanma davalarında her ne kadar avukat ile işbirliği yapması zorunlu olmasa da hakim kanaatinin oluşabilmesi adına işinde uzman olan bir avukat ile işbirliği yapılması, davayı daha kolay ve anlaşılabilir yapmaktadır. Özellikle velayet davalarında, davayı iyi okumak ve yapılabilecek olan hamleleri yerinde yapmak çok değerlidir.

Mahkemelerin vermiş olduğu velayet davası sonuçları kesin bir hüküm niteliğinde olmamaktadır. Kişiler boşandıktan sonra yapılan velayet davalarının sonuçlanmasından yıllar sonra dahi tekrardan velayet davası açabilme şanslarına sahiptirler. Bu yüzden velayet davasını kazanan tarafın sorumluluklarını iyi bilmesi ve ona göre hareket etmesi önemlidir.

Diğer Yazılar:

Nafaka Davası

Anlaşmalı Boşanmada Nafaka

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Bir önceki yazımız olan Nafaka Davası Açma başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

DMCA.com Protection Status